Aylin Nazlıaka’nın Dijital Kısıtlamalarla İlgili Basın Açıklaması: “Çocukları Yasaklarla Değil, Hak Temelli Politikalarla Koruyacağız”

15.02.2026

CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıka, "Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz; yasaklarla değil, bilimle; baskıyla değil, hak temelli politikalarla; sorumluluktan kaçan değil, hesap veren bir devlet anlayışıyla çocukları koruyacağız. Çünkü; Çocuk hakları bir tercih değil, anayasal bir yükümlülüktür. Ve bu yükümlülük ertelenemez" dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıka’nın dijital kısıtlamalarla ilgili basın açıklaması şöyle:

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 5651 Sayılı Kanun’da yapmak istediği değişiklik, dijital oyunlardan sosyal medyaya kadar tüm alanı kapsayan yeni bir denetim ve sansür düzenidir. Bu yasakçı anlayış, aynı zamanda yaratıcılığı, dijital üretimi ve teknoloji ekosistemini de tehdit etmektedir. Bu yasal düzenlemenin amacı çocukların üstün yararı değil, merkezi ve keyfi müdahalelerle ifade özgürlüğü, özel hayatın gizliliği, kişisel verilerin korunması gibi temel anayasal değerleri zayıflatmaktır. Çocukların korunmasını özgürlükleri kısıtlamanın aracı haline getiren bu anlayışa itiraz ediyoruz.

Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde hazırlanan “çocukların dijital mecralarda korunmasına” ilişkin Alt Komisyon raporu, başlığında taşıdığı iddianın aksine; çocukların üstün yararını esas alan, bilimsel, uygulanabilir ve hak temelli bir kamu politikası belgesi olmaktan uzaktır.

CHP İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Çocuk Hakları Alt Komisyonu Üyesi Mahmut Tanal’ın muhalefet şerhinde de değindiği gibi; söz konusu rapor amaç saptırmaktadır. Raporun içeriği; çocukların dijital istismar, şantaj, veri ihlali ve psikolojik zararlar karşısındaki kırılganlığını merkeze almak yerine, sorunu parçalayan, sorumluluğu dağıtan ve kimi başlıklarda bilimsel temelden uzak genellemelerle meseleyi siyasal ve ideolojik tartışma alanına çeken bir yaklaşım sergilemiştir. Bu durum, raporun yalnızca eksik değil, çocukların üstün yararı bakımından tehlikeli bir yönlendirme riski taşımasına da neden olmaktadır.

Rapor; çocukların dijital mecralarda karşı karşıya kaldığı ağır riskleri görünürde sıralamakla yetinmiş; ancak bu risklerin nedenlerini, yaygınlığını, etkilerini ve bu etkiler karşısında devletin üstlenmesi gereken anayasal sorumlulukları sistematik biçimde ele almaktan özellikle kaçınmıştır.

Çocukların dijital ortamda maruz kaldığı;

• cinsel istismar,

• çevrimiçi şantaj (sextortion)

• grooming (çocukları çevrimiçi ortamda kademeli olarak istismara hazırlama)

• dijital zorbalık

• kişisel veri ihlalleri

• psikolojik manipülasyon

gibi ağır riskler parçalı ve bağlamından kopuk biçimde sıralanmış; ancak bu risklerin Türkiye’de hangi yaş gruplarını, hangi sosyoekonomik kesimleri ve hangi bölgeleri etkilediğine dair tek bir güvenilir analiz ortaya konmamıştır.

Daha da önemlisi; bu riskler karşısında devletin üstleneceği sorumluluklar açık, bağlayıcı ve denetlenebilir biçimde tanımlanmamıştır.

AKP’NİN YASAKÇI ZİHNİYETİ ÇOCUKLARI KORUMAZ

İktidarın yaklaşımı nettir:

Sorunun kaynağıyla mücadele etmek yerine, geniş ölçekte erişimi kısıtlamak, içerikleri yasaklamak ve özgürlük alanlarını daraltmak.

Oysa çocukları korumak;

özgürlüklerin kısıtlanmasıyla değil,

korku üretmekle değil;

bilimsel, hak temelli ve denetlenebilir kamu politikalarıyla mümkündür.

AKP; çocuk güvenliğini bir hak meselesi olarak değil,

temel hak ve özgürlükleri sınırlayan bir gerekçe olarak ele almaktadır.

Bu yaklaşım çocukları korumaz, aksine daha kırılgan hale getirir.

DEVLET SORUMLULUKTAN KAÇAMAZ

Çocukların dijital ortamda maruz kaldığı risklerin önemli bir kısmı;

• veri güvenliği açıkları

• kamu kurumlarının iyi yönetilmemesi

nedeniyle ortaya çıkmaktadır.

AKP, bu yapısal sorunları tartışmak yerine, sorumluluğu aileye ve bireye yüklemektedir.

Bu kabul edilemez.

Çocukların korunması bireysel değil, kamusal bir sorumluluktur.

VERİ YOKSA POLİTİKA DA YOKTUR

Çocuk Hakları Alt Komisyonu tarafından hazırlanan raporda;

• yaşa göre risk analizi yoktur.

• bölgesel farklılık yoktur.

• kırılgan gruplara dair veri yoktur.

• etki analizi yoktur.

Bilimsel veri olmadan hazırlanan bu rapor, çocukları korumak yerine sorunu görünmez kılmaktadır.

ÇOCUKLAR VAR AMA SÖZ HAKLARI YOK

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi açıkça çocukların katılım hakkını tanımlamaktadır.

Ancak bu raporda çocuklara tek bir satırda dahi söz verilmemiştir.

Bu anlayış çocukları özne değil, nesne olarak gören AKP zihniyetinin yansımasıdır.

CHP’NİN ÇÖZÜMÜ: HAK TEMELLİ VE VERİYE DAYALI DİJİTAL ÇOCUK GÜVENLİĞİ MODELİ

Cumhuriyet Halk Partisi olarak; yasakçı değil, koruyucu ve güçlendirici bir model öneriyoruz.

Bu model, altında imzamız olan uluslararası sözleşmelerin ve evrensel standartların gereğini yerine getiren, bilimsel, ölçülebilir ve denetlenebilir bir kamu politikası çerçevesidir.

1. VERİYE DAYALI POLİTİKA ÜRETİMİ ZORUNLU HALE GELECEKTİR.

• Veri toplama, analiz ve politika üretimi tek merkezde toplanacaktır.

• Yıllık “Çocuk Dijital Risk Haritası” yayınlanacaktır.

Ölçmediğinizi yönetemezsiniz.

2. ZORUNLU VERİ KORUMA VE SİBER GÜVENLİK REFORMU

• Çocuklara ait veriler “yüksek hassasiyetli veri” olarak tanımlanacaktır.

• Kamu kurumları için zorunlu siber güvenlik standartları getirilecektir.

• Veri sızıntılarında yöneticilere doğrudan sorumluluk yüklenecektir.

• Her veri ihlali kamuoyuna açıklanacaktır.

Devlet önce kendi verisini koruyacaktır.

3. PLATFORMLARA SOMUT YÜKÜMLÜLÜKLER

• Sosyal medya platformlarında, sansüre yol açmayan, ifade özgürlüğünü koruyan, şeffaf, hesap verebilir ve yargı denetimine açık güvenlik standartları getirilecektir.

• Çocuklara yönelik riskli içerikler için hızlı müdahale zorunluluğu olacaktır.

• Çocuk istismarı içeriklerine sıfır tolerans uygulanacaktır.

Sorumluluk platformlara da yüklenecektir.

4. DİJİTAL OKURYAZARLIK VE EĞİTİM SEFERBERLİĞİ

• İlkokuldan itibaren dijital okuryazarlık ve dijital dünyada güvenlik eğitimleri verilecektir.

• Öğretmenlere dijital okuryazarlık ve güvenlikle ilgili hizmet içi eğitim programları uygulanacaktır.

• Ebeveynlere yönelik ücretsiz dijital okuryazarlık ve güvenlik eğitimleri sunulacak, rehberlik sağlanacaktır.

• Okullarda dijital güvenlik ve rehberlik sistemi kurulacaktır.

Çocukları yasaklarla değil, bilinçle koruyacağız.

5. ÇOCUKLAR İÇİN ACİL DESTEK VE MÜDAHALE HATTI

• Çocuklar için 7/24 çalışan dijital istismar ihbar hattı kurulacaktır.

• Psikolojik destek, hukuki destek ve teknik müdahale entegre edilecektir.

• Her ilde çocuk dijital güvenlik birimleri oluşturulacaktır.

Risk anında hızlı müdahale sağlanacaktır.

6. ÇOCUK KATILIM MEKANİZMALARI

• “Çocuk Dijital Güvenlik Meclisi” kurulacaktır.

• Çocukların görüşleri politika süreçlerine dahil edilecektir

• Düzenli anketler ve saha çalışmaları yapılacaktır.

Çocuklar karar süreçlerinin öznesi olacaktır.

7. HAK VE ÖZGÜRLÜK DENGESİ

• Tüm düzenlemeler Anayasa’ya uygun olacaktır.

• Ölçülülük ilkesi zorunlu hale getirilecektir.

• Keyfi yasaklar yerine hedefli müdahale uygulanacaktır.

Çocuk güvenliği özgürlükleri yok ederek sağlanamaz.

8. ŞEFFAFLIK VE HESAP VEREBİLİRLİK

• Tüm uygulamalar, KVKK’ya uygun şekilde kamuoyuna raporlanacaktır.

• TBMM’ye düzenli denetim raporları sunulacaktır.

• Bağımsız denetim mekanizması kurulacaktır.

Devlet hesap verebilir olacaktır.

Özetle; Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz; yasaklarla değil, bilimle; baskıyla değil, hak temelli politikalarla; sorumluluktan kaçan değil, hesap veren bir devlet anlayışıyla çocukları koruyacağız. Çünkü; Çocuk hakları bir tercih değil, anayasal bir yükümlülüktür. Ve bu yükümlülük ertelenemez.

UNUTULMAMALIDIR Kİ; VATANI KORUMAK ÇOCUKLARI KORUMAKLA BAŞLAR!


Benzer Haberler